İçeriğe atla

SINAVDA AKILDA ÇALAN ŞARKILAR

Genel Sohbet
7 7 290

Önerilen Başlıklar

  • Bu notlar şimdiye kadar neredeydi

    Genel Sohbet
    4
    4 Oy
    4 İleti
    69 Bakış
    vforvendettaV
    [image: 1767979239080-03c0683e-19c9-4ee8-8308-0dbd19b72ebe-image.png]
  • Forum'da sadece görüntüleme yapabilmemiz.

    Genel Sohbet
    6
    0 Oy
    6 İleti
    129 Bakış
    klaenerK
    @enes.log @kadir Asıl ben teşekkür ederim nazik ve çözüm odaklı yaklaşımınız için iyi günler dilerim. 🖤
  • Bunca not paylaşımının arasında akıllarda tek soru ?

    Genel Sohbet
    2
    2 Oy
    2 İleti
    80 Bakış
    kadirK
    @kadir.log [image: 1767727522645-image.jpg] içeriden bilgi 9 eylül kampüs kafe bahcesi
  • final playlisti

    Genel Sohbet
    13
    2 Oy
    13 İleti
    176 Bakış
    bruhB
  • Serdar Yıldırım Hikayeleri

    Genel Sohbet
    24
    1 Oy
    24 İleti
    640 Bakış
    S
    KELOĞLAN LEYLEKLERİN PADİŞAHI Mısır'da yaşayan leylekler nisan ayı gelince havalar ısınmaya başlar başlamaz Anadolu'ya göç edermiş. Senelerden bir sene mart ayının ortasında kar yeni kalkmışken bir leylek Anadolu'ya gelmiş ve Keloğlan'ın evinin bacasına yuva yapmış. Keloğlan şaşkın, anası şaşkın leyleğe bakakalmışlar. Keloğlan: " Var bunda bir iş. " demiş. Anası: " Aldırma oğlum, erkenci leylektir. " deyip geçiştirmiş. Keloğlan ertesi gün ocağın içinde bir altın bulmuş. Sonraki gün bir altın daha bulunca çatıya çıkmış. Anlamış ki, altınları bacadan aşağı atan leylektir. Keloğlan: " Leylek leylek, güzel leylek, bir derdin var senin, anlat leylek. " demiş. Leylek: " Keloğlan Keloğlan, bende de sende de vardır iki göz , benim derdimi sen çöz. " Keloğlan: " Leylek leylek, kanatlı leylek, kırmızı gagalı, altınlı leylek. Senden ferman, benden derman. " Bunun üzerine leylek derdini anlatmış: Leyleklerin padişahı olduğunu, Mısır'da yaşadığını, dünyanın dört bir yanındaki leyleklere hükmettiğini ama tahtını bırakacağı bir varisinin olmadığını belirtmiş. Uzun araştırmalar, bilgelerden, bilginlerden yardım istemeler sonuç vermemiş ve bir gece rüyasına giren Keloğlan'ın yönlendirmesiyle geldiğini söylemiş. O keloğlan sendin Keloğlan, bende altın çoktur Keloğlan, sözümde yalan yoktur Keloğlan, derdime çare buldur Keloğlan. Keloğlan ezilmiş, büzülmüş, genişlemiş, daralmış. Şapkasını çıkarmış, kel başını kaşımış: " Ey leyleklerin padişahı, buraya gelirken neden eşinizi getirmediniz, sarayda mı bıraktınız? " diye sormuş. Leylek: " Benim hiç eşim olmadı ki. " demiş. Keloğlan: " Eşiniz olmazsa yavrunuz olmaz. " Leylek: " Yavrumun olması için mutlaka eşimin olması mı lazım? Yıllardır beni bu yönde uyaranları zindana attırmıştım. Şimdi kafama dank etti. Şu üstüne oturduğum çuvaldaki altınlar senin. Derdime çare buldun. Teşekkürler Keloğlan. " Leyleklerin padişahı uçup gitmiş. Keloğlan altınları almış. Kendine bir saray yaptırmış. Kellerin padişahı olduğunu ilan etmiş. Dünya güzeli bir kızla evlenmiş. Bir yıl sonra nisan ayında Anadolu'ya gelen leyleklerden biri, Keloğlan'ın sarayının bacasına yuva yapmış. Bu postacı leylekmiş ve leyleklerin padişahından bir mektup getirmiş. Mektupta, artık eşim var, stop, dört yavrum oldu, stop, senden ne haber, stop, yazılıymış. SON Yazan: Serdar Yıldırım

138

Çevrimiçi

3.4k

Kullanıcı

912

Konu

2.1k

İleti