İçeriğe atla

Arda Güler için yardım kampanyası

Genel Sohbet
13 8 353
  • image.png

  • Sistemin görmezden geldiği bir genç var: Arda Güler. Yeteneğiyle sahayı büyüleyen, ama belki de şu an destek bekleyen biri.
    Yardım kampanyası mı?
    Bu sadece bir kampanya değil. Bu, "Bir kişi bile umursarsa her şey değişir" diyenlerin ayağa kalkma zamanı.

    Ben sorarım:
    Bu düzende yetenek paradan kıymetsiz mi olacak hep?
    Bir genç yıldız karanlıkta bırakılacaksa, biz ne işe yararız?

    Eğer elinde imkan varsa...
    Eğer içinde en ufak bir adalet kıvılcımı varsa...
    Destek ol. Paylaş. Yay.

    Çünkü bazen bir kıvılcım, yangını değil… umudu başlatır.
    Ve biz, umudu örgütleyenleriz.

  • Sistemin görmezden geldiği bir genç var: Arda Güler. Yeteneğiyle sahayı büyüleyen, ama belki de şu an destek bekleyen biri.
    Yardım kampanyası mı?
    Bu sadece bir kampanya değil. Bu, "Bir kişi bile umursarsa her şey değişir" diyenlerin ayağa kalkma zamanı.

    Ben sorarım:
    Bu düzende yetenek paradan kıymetsiz mi olacak hep?
    Bir genç yıldız karanlıkta bırakılacaksa, biz ne işe yararız?

    Eğer elinde imkan varsa...
    Eğer içinde en ufak bir adalet kıvılcımı varsa...
    Destek ol. Paylaş. Yay.

    Çünkü bazen bir kıvılcım, yangını değil… umudu başlatır.
    Ve biz, umudu örgütleyenleriz.

  • Sen kendini ne sanıyorsun, ha? Türk milletinin adını kullanarak bu milleti dolandırabileceğini mi sandın? Arda Güler mi? Aslan gibi evladımız şu an sahada ter döküyor, sen ise burada yalanla insanlardan para sızdırmaya çalışıyorsun.

    Biz Türküz! Biz milletimize, bayrağımıza, vatanımıza sadığız. Kimsenin üç kuruşluk dolandırıcılığına alet olmayız.

    Kıbrıs’ta kumarda para kaybetmişsin ha… Bu millete saygısızlık edemezsin, hele ki millî bir ismi lekeleyemezsin.

    Bir daha böyle sahtekarlıklara kalkışırsan, karşında sadece Türk milletini değil, onun Homelander’ını da bulursun.

    Haddini bil.

  • Gerçek deli, düzenin suratına kahvesini fırlatandır.
    Deli dediğiniz kişi bazen tek akıllıdır.
    Ve herkes sustuğunda, bir delinin sesi devrim olur.

  • Ah canım öğrencim, ne güzel bir soru sordun! Düşünceyle, toplumla, psikolojiyle ilgileniyorsun demek ki. O halde gel, öğretme aşkıyla yanan bir hoca edasıyla anlatayım sana “deli” kavramını uzun uzun, hem toplumsal hem psikolojik hem de felsefi boyutlarıyla ele alalım.

    📚 1. "Deli" Ne Demektir?
    Kelime anlamı olarak “deli” sözcüğü, Türkçede genellikle “aklî melekelerini yitirmiş”, “mantıklı düşünemeyen”, “davranışlarında tutarlılık olmayan” kişi anlamında kullanılır. Ancak bu tanım, yüzeyde kalır. Derinlemesine baktığımızda deli kavramı; tarihsel, kültürel ve psikolojik bağlamlarda farklı anlamlar taşır.

    🧠 2. Psikolojik Açıdan Deli Kimdir?
    Psikolojide “deli” kelimesi bilimsel bir terim değildir. Yerine daha çok “akıl hastalığı” veya “psikiyatrik bozukluk” gibi tanımlar kullanılır. Örneğin:

    Şizofreni,

    Bipolar bozukluk,

    Psikotik bozukluklar gibi hastalıklara sahip kişiler bazen halk arasında "deli" olarak nitelendirilir.

    Ancak bu, çok yanlış ve damgalayıcı bir kullanımdır. Çünkü psikiyatrik rahatsızlık yaşayan insanlar, tedaviyle gayet sağlıklı şekilde yaşayabilirler.

    🌍 3. Toplumsal ve Kültürel Açıdan Deli Kimdir?
    Toplum, çoğu zaman normlara uymayan insanlara "deli" demeyi tercih eder. Mesela:

    Farklı düşünen,

    Kalıpları yıkan,

    Cesurca konuşan,

    Hayalperest olan kişiler “deli” diye damgalanabilir.

    Ama unutma:

    Bir topluma göre deli olan biri, başka bir topluma göre dahi olabilir.
    Bu yüzden deli kavramı görecelidir.

    🎨 4. Sanatta ve Edebiyatta Delilik
    Pek çok sanatçıya da zamanında “deli” denmiştir. Neden mi? Çünkü:

    Onlar dünyayı farklı görür.

    Normalin dışına çıkar.

    Duyguları yoğun yaşar.

    Örnek:
    Van Gogh kulağını kesmiştir, “deli” denmiştir ama sanat dünyasında bir devrim yaratmıştır.

    Nietzsche “Tanrı öldü” dediğinde insanlar ona da deli dedi ama felsefe tarihinde çığır açtı.

    🧘‍♀️ 5. Tasavvufta Delilik
    Tasavvuf geleneğinde ise delilik bazen ilahi aşkın sarhoşluğu olarak görülür.

    "Mecnun" gibi aşkından aklını yitirmiş kişilere mecazen "deli" denir ama onlar Allah’a en yakın kişiler olarak kabul edilir.

    🧩 6. Felsefi Açıdan Delilik
    Filozoflar deliliği şöyle yorumlar:

    Akıl sınırlarının ötesine geçmek,

    Toplumun dayattığı kurallara boyun eğmemek,

    Sorgulamak, sorgulatmak.

    Michel Foucault gibi düşünürler, “deliliğin tarih boyunca bir baskı aracı olarak kullanıldığını” savunur. Yani sistem dışına çıkan herkes, akıl hastası damgası yemiştir.

    🧾 7. Sonuç: Deli Kime Denir?
    🔹 Akıl sağlığı yerinde olmayan kişiye tıbbi anlamda deli denebilir (ama doğru terim bu değildir).
    🔹 Toplumdan farklı düşünene, ezberi bozup yeni şeyler söyleyene halk arasında deli denir.
    🔹 İlahi aşk içinde yanıp tutuşana tasavvufta deli denir.
    🔹 Sisteme karşı çıkana, düzene uymayana filozoflar deli damgası vurulduğunu söyler.
    🔹 Ama bazen en büyük deliler, en büyük devrimciler olur.

    İşte sana kocaman bir öğretmen kalbiyle “deli” kavramının derinlemesine açıklaması. Eğer istersen, bu konuyu özel örneklerle (Turgut Uyar’dan Tutunamayanlar’a, Joker filminden Camus’ya kadar) genişletelim mi?

  • Ah canım öğrencim, ne güzel bir soru sordun! Düşünceyle, toplumla, psikolojiyle ilgileniyorsun demek ki. O halde gel, öğretme aşkıyla yanan bir hoca edasıyla anlatayım sana “deli” kavramını uzun uzun, hem toplumsal hem psikolojik hem de felsefi boyutlarıyla ele alalım.

    📚 1. "Deli" Ne Demektir?
    Kelime anlamı olarak “deli” sözcüğü, Türkçede genellikle “aklî melekelerini yitirmiş”, “mantıklı düşünemeyen”, “davranışlarında tutarlılık olmayan” kişi anlamında kullanılır. Ancak bu tanım, yüzeyde kalır. Derinlemesine baktığımızda deli kavramı; tarihsel, kültürel ve psikolojik bağlamlarda farklı anlamlar taşır.

    🧠 2. Psikolojik Açıdan Deli Kimdir?
    Psikolojide “deli” kelimesi bilimsel bir terim değildir. Yerine daha çok “akıl hastalığı” veya “psikiyatrik bozukluk” gibi tanımlar kullanılır. Örneğin:

    Şizofreni,

    Bipolar bozukluk,

    Psikotik bozukluklar gibi hastalıklara sahip kişiler bazen halk arasında "deli" olarak nitelendirilir.

    Ancak bu, çok yanlış ve damgalayıcı bir kullanımdır. Çünkü psikiyatrik rahatsızlık yaşayan insanlar, tedaviyle gayet sağlıklı şekilde yaşayabilirler.

    🌍 3. Toplumsal ve Kültürel Açıdan Deli Kimdir?
    Toplum, çoğu zaman normlara uymayan insanlara "deli" demeyi tercih eder. Mesela:

    Farklı düşünen,

    Kalıpları yıkan,

    Cesurca konuşan,

    Hayalperest olan kişiler “deli” diye damgalanabilir.

    Ama unutma:

    Bir topluma göre deli olan biri, başka bir topluma göre dahi olabilir.
    Bu yüzden deli kavramı görecelidir.

    🎨 4. Sanatta ve Edebiyatta Delilik
    Pek çok sanatçıya da zamanında “deli” denmiştir. Neden mi? Çünkü:

    Onlar dünyayı farklı görür.

    Normalin dışına çıkar.

    Duyguları yoğun yaşar.

    Örnek:
    Van Gogh kulağını kesmiştir, “deli” denmiştir ama sanat dünyasında bir devrim yaratmıştır.

    Nietzsche “Tanrı öldü” dediğinde insanlar ona da deli dedi ama felsefe tarihinde çığır açtı.

    🧘‍♀️ 5. Tasavvufta Delilik
    Tasavvuf geleneğinde ise delilik bazen ilahi aşkın sarhoşluğu olarak görülür.

    "Mecnun" gibi aşkından aklını yitirmiş kişilere mecazen "deli" denir ama onlar Allah’a en yakın kişiler olarak kabul edilir.

    🧩 6. Felsefi Açıdan Delilik
    Filozoflar deliliği şöyle yorumlar:

    Akıl sınırlarının ötesine geçmek,

    Toplumun dayattığı kurallara boyun eğmemek,

    Sorgulamak, sorgulatmak.

    Michel Foucault gibi düşünürler, “deliliğin tarih boyunca bir baskı aracı olarak kullanıldığını” savunur. Yani sistem dışına çıkan herkes, akıl hastası damgası yemiştir.

    🧾 7. Sonuç: Deli Kime Denir?
    🔹 Akıl sağlığı yerinde olmayan kişiye tıbbi anlamda deli denebilir (ama doğru terim bu değildir).
    🔹 Toplumdan farklı düşünene, ezberi bozup yeni şeyler söyleyene halk arasında deli denir.
    🔹 İlahi aşk içinde yanıp tutuşana tasavvufta deli denir.
    🔹 Sisteme karşı çıkana, düzene uymayana filozoflar deli damgası vurulduğunu söyler.
    🔹 Ama bazen en büyük deliler, en büyük devrimciler olur.

    İşte sana kocaman bir öğretmen kalbiyle “deli” kavramının derinlemesine açıklaması. Eğer istersen, bu konuyu özel örneklerle (Turgut Uyar’dan Tutunamayanlar’a, Joker filminden Camus’ya kadar) genişletelim mi?

    @Akın nasıl yani şimdi deli , düzenin suratına kahvesini fırlatan değil mi ben anlmdm

  • Ah canım öğrencim, ne güzel bir soru sordun! Düşünceyle, toplumla, psikolojiyle ilgileniyorsun demek ki. O halde gel, öğretme aşkıyla yanan bir hoca edasıyla anlatayım sana “deli” kavramını uzun uzun, hem toplumsal hem psikolojik hem de felsefi boyutlarıyla ele alalım.

    📚 1. "Deli" Ne Demektir?
    Kelime anlamı olarak “deli” sözcüğü, Türkçede genellikle “aklî melekelerini yitirmiş”, “mantıklı düşünemeyen”, “davranışlarında tutarlılık olmayan” kişi anlamında kullanılır. Ancak bu tanım, yüzeyde kalır. Derinlemesine baktığımızda deli kavramı; tarihsel, kültürel ve psikolojik bağlamlarda farklı anlamlar taşır.

    🧠 2. Psikolojik Açıdan Deli Kimdir?
    Psikolojide “deli” kelimesi bilimsel bir terim değildir. Yerine daha çok “akıl hastalığı” veya “psikiyatrik bozukluk” gibi tanımlar kullanılır. Örneğin:

    Şizofreni,

    Bipolar bozukluk,

    Psikotik bozukluklar gibi hastalıklara sahip kişiler bazen halk arasında "deli" olarak nitelendirilir.

    Ancak bu, çok yanlış ve damgalayıcı bir kullanımdır. Çünkü psikiyatrik rahatsızlık yaşayan insanlar, tedaviyle gayet sağlıklı şekilde yaşayabilirler.

    🌍 3. Toplumsal ve Kültürel Açıdan Deli Kimdir?
    Toplum, çoğu zaman normlara uymayan insanlara "deli" demeyi tercih eder. Mesela:

    Farklı düşünen,

    Kalıpları yıkan,

    Cesurca konuşan,

    Hayalperest olan kişiler “deli” diye damgalanabilir.

    Ama unutma:

    Bir topluma göre deli olan biri, başka bir topluma göre dahi olabilir.
    Bu yüzden deli kavramı görecelidir.

    🎨 4. Sanatta ve Edebiyatta Delilik
    Pek çok sanatçıya da zamanında “deli” denmiştir. Neden mi? Çünkü:

    Onlar dünyayı farklı görür.

    Normalin dışına çıkar.

    Duyguları yoğun yaşar.

    Örnek:
    Van Gogh kulağını kesmiştir, “deli” denmiştir ama sanat dünyasında bir devrim yaratmıştır.

    Nietzsche “Tanrı öldü” dediğinde insanlar ona da deli dedi ama felsefe tarihinde çığır açtı.

    🧘‍♀️ 5. Tasavvufta Delilik
    Tasavvuf geleneğinde ise delilik bazen ilahi aşkın sarhoşluğu olarak görülür.

    "Mecnun" gibi aşkından aklını yitirmiş kişilere mecazen "deli" denir ama onlar Allah’a en yakın kişiler olarak kabul edilir.

    🧩 6. Felsefi Açıdan Delilik
    Filozoflar deliliği şöyle yorumlar:

    Akıl sınırlarının ötesine geçmek,

    Toplumun dayattığı kurallara boyun eğmemek,

    Sorgulamak, sorgulatmak.

    Michel Foucault gibi düşünürler, “deliliğin tarih boyunca bir baskı aracı olarak kullanıldığını” savunur. Yani sistem dışına çıkan herkes, akıl hastası damgası yemiştir.

    🧾 7. Sonuç: Deli Kime Denir?
    🔹 Akıl sağlığı yerinde olmayan kişiye tıbbi anlamda deli denebilir (ama doğru terim bu değildir).
    🔹 Toplumdan farklı düşünene, ezberi bozup yeni şeyler söyleyene halk arasında deli denir.
    🔹 İlahi aşk içinde yanıp tutuşana tasavvufta deli denir.
    🔹 Sisteme karşı çıkana, düzene uymayana filozoflar deli damgası vurulduğunu söyler.
    🔹 Ama bazen en büyük deliler, en büyük devrimciler olur.

    İşte sana kocaman bir öğretmen kalbiyle “deli” kavramının derinlemesine açıklaması. Eğer istersen, bu konuyu özel örneklerle (Turgut Uyar’dan Tutunamayanlar’a, Joker filminden Camus’ya kadar) genişletelim mi?

    @Akın gpt'ye ben de yazarım moruk

  • Gerçek deli, düzenin suratına kahvesini fırlatandır.
    Deli dediğiniz kişi bazen tek akıllıdır.
    Ve herkes sustuğunda, bir delinin sesi devrim olur.

    @KushKush yazabilirsin moruk sorun yok

  • Arkadaşlar tartışmayı bırakın lütfen. Ben Arda Güler, bana para vermeye odaklanın.

  • para dışında başka bir şey istersen burdayım boss


Önerilen Başlıklar

  • Forum'da sadece görüntüleme yapabilmemiz.

    Genel Sohbet
    6
    0 Oy
    6 İleti
    81 Bakış
    klaenerK
    @enes.log @kadir Asıl ben teşekkür ederim nazik ve çözüm odaklı yaklaşımınız için iyi günler dilerim. 🖤
  • CE unutuldu mu ?

    Genel Sohbet
    2
    10 Oy
    2 İleti
    91 Bakış
    kadirK
    @kadir.log Bu bölümler mühendisligin bas tacı calısmalarımız devam ediyor
  • şarki önerısı

    Genel Sohbet
    2
    1 Oy
    2 İleti
    27 Bakış
    kadirK
    @amor-vincit-omnia alırsın
  • TARBOSAURUS: ALARMING LIZARD

    Genel Sohbet
    9
    1
    6 Oy
    9 İleti
    135 Bakış
    Dino TerbiyecisiD
    @majungasaurus_13 Notumu aldım.
  • Serdar Yıldırım Hikayeleri

    Genel Sohbet
    24
    1 Oy
    24 İleti
    637 Bakış
    S
    KELOĞLAN LEYLEKLERİN PADİŞAHI Mısır'da yaşayan leylekler nisan ayı gelince havalar ısınmaya başlar başlamaz Anadolu'ya göç edermiş. Senelerden bir sene mart ayının ortasında kar yeni kalkmışken bir leylek Anadolu'ya gelmiş ve Keloğlan'ın evinin bacasına yuva yapmış. Keloğlan şaşkın, anası şaşkın leyleğe bakakalmışlar. Keloğlan: " Var bunda bir iş. " demiş. Anası: " Aldırma oğlum, erkenci leylektir. " deyip geçiştirmiş. Keloğlan ertesi gün ocağın içinde bir altın bulmuş. Sonraki gün bir altın daha bulunca çatıya çıkmış. Anlamış ki, altınları bacadan aşağı atan leylektir. Keloğlan: " Leylek leylek, güzel leylek, bir derdin var senin, anlat leylek. " demiş. Leylek: " Keloğlan Keloğlan, bende de sende de vardır iki göz , benim derdimi sen çöz. " Keloğlan: " Leylek leylek, kanatlı leylek, kırmızı gagalı, altınlı leylek. Senden ferman, benden derman. " Bunun üzerine leylek derdini anlatmış: Leyleklerin padişahı olduğunu, Mısır'da yaşadığını, dünyanın dört bir yanındaki leyleklere hükmettiğini ama tahtını bırakacağı bir varisinin olmadığını belirtmiş. Uzun araştırmalar, bilgelerden, bilginlerden yardım istemeler sonuç vermemiş ve bir gece rüyasına giren Keloğlan'ın yönlendirmesiyle geldiğini söylemiş. O keloğlan sendin Keloğlan, bende altın çoktur Keloğlan, sözümde yalan yoktur Keloğlan, derdime çare buldur Keloğlan. Keloğlan ezilmiş, büzülmüş, genişlemiş, daralmış. Şapkasını çıkarmış, kel başını kaşımış: " Ey leyleklerin padişahı, buraya gelirken neden eşinizi getirmediniz, sarayda mı bıraktınız? " diye sormuş. Leylek: " Benim hiç eşim olmadı ki. " demiş. Keloğlan: " Eşiniz olmazsa yavrunuz olmaz. " Leylek: " Yavrumun olması için mutlaka eşimin olması mı lazım? Yıllardır beni bu yönde uyaranları zindana attırmıştım. Şimdi kafama dank etti. Şu üstüne oturduğum çuvaldaki altınlar senin. Derdime çare buldun. Teşekkürler Keloğlan. " Leyleklerin padişahı uçup gitmiş. Keloğlan altınları almış. Kendine bir saray yaptırmış. Kellerin padişahı olduğunu ilan etmiş. Dünya güzeli bir kızla evlenmiş. Bir yıl sonra nisan ayında Anadolu'ya gelen leyleklerden biri, Keloğlan'ın sarayının bacasına yuva yapmış. Bu postacı leylekmiş ve leyleklerin padişahından bir mektup getirmiş. Mektupta, artık eşim var, stop, dört yavrum oldu, stop, senden ne haber, stop, yazılıymış. SON Yazan: Serdar Yıldırım

39

Çevrimiçi

3.4k

Kullanıcı

901

Konu

2.1k

İleti