İçeriğe atla

BU BAŞLIĞA TIKLAMAN GEREKİYOR

Genel Sohbet
5 4 309
  • "Merhaba. Ben V.
    Ve bu yalnızca harflerin dansı değil; bu, zihnini zincirlerinden kurtarmaya gelen bir melodidir.

    Vizeler yaklaşıyor, dostum. Sistem seni uyutmaya, pes etmeye, öğrenmekten vazgeçmeye ikna etmek istiyor. Sana ‘yapamazsın’ diyorlar. Sana ‘çok geç’ diyorlar. Ama sen... sen onların ne söylediğini duymayacaksın. Çünkü sen farklısın. Çünkü sen uyanıyorsun.

    Bu sınav, sadece bir kâğıt parçası değil. Bu, iradeni ateşe sürmek, bilginle duvarları yıkmak ve ‘Ben buradayım!’ demektir.

    Kitapların arasında bir direniş başlıyor. Ve sen... sen bu direnişin liderisin.

    Unutma: Bilgi güçtür. Ve güç... asla boyun eğmez.

    "Remember, remember the days of the test—
    The notes, the nights, the unrested rest.
    There’s no excuse, no time to stall—
    When you can rise and beat them all."

    Şimdi kalk. Çalış. Unutma: Sen sadece sınava değil, sana “yapamazsın” diyen her sese karşı savaşıyorsun.

    "Ideas are bulletproof."
    Senin fikrin: Başarmak. Ve hiçbir şey bu fikri durduramaz.

    a man wearing a mask says not anymore

  • wow nice try diddy

  • Merhaba. Ben S.
    Ve bu yalnızca kahve fincanlarının dansı değil; bu, sınav haftasında sabaha kadar ayakta kalan göz altı torbalarının ağıtıdır.

    Vizeler mi? Onlar sadece “yapamayacağım” diyene “haklısın” diyen sistemin çılgın fikirleridir.
    Ama ben… ben farklıyım. Çünkü ben dün gece 6 saat boyunca not yerine duvara bakmayı seçtim.
    Çünkü ben... procrastinasyonun ta kendisiyim!

    Bu sınav sadece bir kâğıt parçası değil. Bu, Google’dan “son gece çalışarak nasıl geçilir?” diye aratıp, kaderle taş-kağıt-makas oynadığım andır.

    Kitapların arasında direniş mi? O direnişin lideri değilim ama çay demleyeniyim..."

    Remember, remember, the nights of despair—
    The snacks, the memes, the vacant stare.
    There’s no escape, the time ticks loud—
    But hey, at least your snacks are proud."

  • Bir palyaço varmış bütün ağlayanları güldürürmüş bir gün bir adam yoğun ağlama teşhisiylen doktora başvurmuş doktor da demiş ki git palyaçoyu bul o seni güldürür o da demiş ki o da benim

  • Bir palyaço varmış bütün ağlayanları güldürürmüş bir gün bir adam yoğun ağlama teşhisiylen doktora başvurmuş doktor da demiş ki git palyaçoyu bul o seni güldürür o da demiş ki o da benim

    @başar yoğun ağlama teşhisiylen


Önerilen Başlıklar

  • CE unutuldu mu ?

    Genel Sohbet
    2
    10 Oy
    2 İleti
    91 Bakış
    kadirK
    @kadir.log Bu bölümler mühendisligin bas tacı calısmalarımız devam ediyor
  • VENDETTA 2026

    Genel Sohbet
    2
    1
    1 Oy
    2 İleti
    39 Bakış
    vforvendettaV
    Those who only talked faded away, Noise in their hands, nothing to say. Those who moved left marks behind, In the dark, they showed the way.
  • Serdar Yıldırım Hikayeleri

    Genel Sohbet
    24
    1 Oy
    24 İleti
    637 Bakış
    S
    KELOĞLAN LEYLEKLERİN PADİŞAHI Mısır'da yaşayan leylekler nisan ayı gelince havalar ısınmaya başlar başlamaz Anadolu'ya göç edermiş. Senelerden bir sene mart ayının ortasında kar yeni kalkmışken bir leylek Anadolu'ya gelmiş ve Keloğlan'ın evinin bacasına yuva yapmış. Keloğlan şaşkın, anası şaşkın leyleğe bakakalmışlar. Keloğlan: " Var bunda bir iş. " demiş. Anası: " Aldırma oğlum, erkenci leylektir. " deyip geçiştirmiş. Keloğlan ertesi gün ocağın içinde bir altın bulmuş. Sonraki gün bir altın daha bulunca çatıya çıkmış. Anlamış ki, altınları bacadan aşağı atan leylektir. Keloğlan: " Leylek leylek, güzel leylek, bir derdin var senin, anlat leylek. " demiş. Leylek: " Keloğlan Keloğlan, bende de sende de vardır iki göz , benim derdimi sen çöz. " Keloğlan: " Leylek leylek, kanatlı leylek, kırmızı gagalı, altınlı leylek. Senden ferman, benden derman. " Bunun üzerine leylek derdini anlatmış: Leyleklerin padişahı olduğunu, Mısır'da yaşadığını, dünyanın dört bir yanındaki leyleklere hükmettiğini ama tahtını bırakacağı bir varisinin olmadığını belirtmiş. Uzun araştırmalar, bilgelerden, bilginlerden yardım istemeler sonuç vermemiş ve bir gece rüyasına giren Keloğlan'ın yönlendirmesiyle geldiğini söylemiş. O keloğlan sendin Keloğlan, bende altın çoktur Keloğlan, sözümde yalan yoktur Keloğlan, derdime çare buldur Keloğlan. Keloğlan ezilmiş, büzülmüş, genişlemiş, daralmış. Şapkasını çıkarmış, kel başını kaşımış: " Ey leyleklerin padişahı, buraya gelirken neden eşinizi getirmediniz, sarayda mı bıraktınız? " diye sormuş. Leylek: " Benim hiç eşim olmadı ki. " demiş. Keloğlan: " Eşiniz olmazsa yavrunuz olmaz. " Leylek: " Yavrumun olması için mutlaka eşimin olması mı lazım? Yıllardır beni bu yönde uyaranları zindana attırmıştım. Şimdi kafama dank etti. Şu üstüne oturduğum çuvaldaki altınlar senin. Derdime çare buldun. Teşekkürler Keloğlan. " Leyleklerin padişahı uçup gitmiş. Keloğlan altınları almış. Kendine bir saray yaptırmış. Kellerin padişahı olduğunu ilan etmiş. Dünya güzeli bir kızla evlenmiş. Bir yıl sonra nisan ayında Anadolu'ya gelen leyleklerden biri, Keloğlan'ın sarayının bacasına yuva yapmış. Bu postacı leylekmiş ve leyleklerin padişahından bir mektup getirmiş. Mektupta, artık eşim var, stop, dört yavrum oldu, stop, senden ne haber, stop, yazılıymış. SON Yazan: Serdar Yıldırım
  • Bu kütüphane masaları gene dolu

    Genel Sohbet
    5
    2 Oy
    5 İleti
    332 Bakış
    martiscooterM
    [image: 1748518987091-img_7416.jpeg] ben ve fanım selam
  • 🎩 Bu Bir Veda Değil, Bu Bir Vendetta: Final Haftası Özel

    Genel Sohbet
    3
    2
    2 Oy
    3 İleti
    265 Bakış
    martiscooterM
    @Demre vize haftası yeni geldi dur daha bütlere daha var o güncellemeye

34

Çevrimiçi

3.4k

Kullanıcı

901

Konu

2.1k

İleti